0% found this document useful (0 votes)
159 views28 pages

Hıristiyan Şeytan Algısı ve Sinema

Uploaded by

epsilon626626
Copyright
© © All Rights Reserved
We take content rights seriously. If you suspect this is your content, claim it here.
Available Formats
Download as PDF, TXT or read online on Scribd
0% found this document useful (0 votes)
159 views28 pages

Hıristiyan Şeytan Algısı ve Sinema

Uploaded by

epsilon626626
Copyright
© © All Rights Reserved
We take content rights seriously. If you suspect this is your content, claim it here.
Available Formats
Download as PDF, TXT or read online on Scribd

HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ

FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA


VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ
Emine BATTAL*

Makale Bilgisi
Makale Türü: Araştırma Makalesi, Geliş Tarihi: 04 Kasım 2022, Ka-
bul Tarihi: 08 Mart 2023, Yayın Tarihi: 31 Mart 2023, Atıf: Bat-
tal, Emine. “Hıristiyan Şeytan Algısının Filmlerdeki Yansıması: Ame-
rika Ve Avrupa Sineması Örneği”. Dinbilimleri Akademik Araştırma
Dergisi 23/1 (Mart 2023): 01-27.

[Link]

Article Information1
Article Types: Research Article, Received: 04 November 2022, Accepted: 08
March 2023, Published: 31 March 2023, Cite as: Battal, Emine. “The Reflection
of Christian Perception of Satan in Films: The Example of American and
European Cinema”. Journal of Academic Research in Religious Sciences 23/1
(March 2023): 01-27.

[Link]


Öz
Sinemanın ilk yıllarından itibaren farklı dinleri ve bu dinlere ait temaları konu
edinen, lehte ya da aleyhte yorumlar veya eleştiriler yapan sayısız film yapılmıştır.
Söz konusu filmlerde öne çıkan dini temsillerin en önemlilerinden birini Şeytan
karakteri oluşturmaktadır. Sinema tarihinde Şeytan ile ilgili çok sayıda film
yapılarak beyaz perdeye aktarılmıştır. Bu çalışmanın konusu, söz konusu filmler
arasında Hıristiyan gelenekten ilham alanların Şeytan’a dair nasıl bir portre
çizdiğini tespit etmektir. Dolayısıyla çalışmanın kapsamı, Hıristiyan inancını ve
kültürünü yoğun bir şekilde kullanan Avrupa ve Amerika sinemasında Şeytan’ı
somut bir şekilde tasvir eden filmlerle sınırlı tutulmuştur. Kapsama dahil edilen
filmlerden hareketle Şeytan ya da şeytani güçleri konu edinen yapımcı ya da
yönetmenlerin, Hıristiyan kutsal metinlerinin veya dini geleneğinin hangi
yönlerinden ne ölçüde yararlandıklarını ve ilgilerini çeken hususları beyaz perdeye
nasıl yansıttıklarını tespit etmek amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Dinler Tarihi, Sinema, Şeytan, Deccal, Hıristiyanlık, Satanizm,
Avrupa, Amerika.

*
Dr.Öğr. Üyesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, [Link]@er-
[Link], [Link]
EMINE BATTAL

The Reflection of Christian Perception of Satan in Films: The Example of American


and European Cinema
Extended Abstract
Since the first years of cinema, countless movies have been made about different
religions and their themes that made favorable or unfavorable comments
and criticisms. In these films, one of the prominent representations has been
the character of Satan. In the history of cinema, the earliest film about the
representation of Satan is La Manoir du Diable, directed by French director
Georges Melies in 1896. From the first example to the present, many films about
Satan have been made and transferred to the silver screen.
The subject of this study is to determine how the films inspired by the Christian
tradition paint a portrait of Satan. Therefore the scope of this study is limited to
films that concretely depict Satan in European and American cinema which use
the Christian faith and culture intensively. In this study, it is aimed to determine
to what extent the producers or directors, who mention Satan or demonic forces,
benefit from the Christian scriptures or religious tradition and how they reflect the
issues that attract their attention to the screen.
In this study, in which qualitative research methods are used, on the one hand, an
existing situation has been tried to be described, on the other hand, it has been
aimed to examine the subject in depth. In this direction, the case study pattern
was used. In addition, the films that are the subject of the study were selected
in accordance with the homogeneous sampling, one of the purposive sampling
methods. In this context, 43 films from European and American cinema, which
use the devil motif, Christian belief and culture, have been watched and analyzed.
The data obtained from these movies have been analyzed by content analysis
technique. In this context, the following themes have been constituted: The
2 | db Naming of Satan, The Physical Appearence of Satan, Satan’s Desire to Have a
Son and Its Relationships with Antichrist, The Nature of Satan and Its Effect on
Human, Ways to Deal With the Devil and the Excorcism, The Exaltation of Satan
and Satanism.
In our country, studies on the use of the Devil motif in cinema films have been
emerged later than the West. In our country, when looking at the literature on
the use of religious elements in cinema films, it is seen that various studies have
been carried out in different disciplines, including the History of Religions. Among
these, there are also studies that mention the figure of Satan. Some of these studies
have touched on the percept of Satan in a limited way within the framework of
the motifs used in horror movies. In others, figure of Satan have evaluated only
in one or a few films. However in this study, a larger sample have included. The
data obtained within the scope of the sample have been diversified and classified
under different headings. In addition to these, it also offers the opportunity to
compare the data used between different films. In terms of these aspects, this
study differs from its similars in the literature. It is hoped that this study, which
aims to contribute to the enrichment of the literature in the field of the History
of Religions, will also open the door to new researches with contents such as
the representations of the devil or evil forces in other religions such as Judaism,
Hinduism, Shintoism apart from Christianity.
As a result, there is a serious diversity in the field of cinema about who Satan
is and what he represents. In this diversity Satan stands out as a character who
tries to seduce people and divert them from the right path, therefore needs to
be constantly fought. As it is known the idea of Satan in Christianity has shaped
the life of Western societies as well as individual perceptions of people. For many
years, a deep-rooted culture of fear has emerged Western societies which live
under the threat of Church, and grapple with the horror of Satan. This situation

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

has naturally reflected in the cinema, and the idea that the Satan always follow
people has formed the basic material of horror films. Thus it can be said that
Satan has been generally reflected with his frightening aspect in the mentioned
films. However, it should be noted here that when these films are examined it is
noticed that Satan doesn’t have absolute frightening. Because although Satan is
presented as the winner of the struggle in some movies, it can often be seen that
he is defeated or even easily defeated.
Keywords: History of Religions, Cinema, Satan, Antichrist, Christianity, Satanism, Europe,
America.

Giriş
Tarih boyunca farklı şekillerde ortaya çıkan şeytan imgesi, dün-
yanın her yerinde kadim geleneklerden modern toplumlara varınca-
ya kadar geniş bir kültürel yelpazede kendine yer bulmuştur. Adları
ve özellikleri değişse de her inanışta ve dinde kötülük ve aldatma-
calarıyla kendinden söz ettiren Şeytan’ın tarihi ve hikayesi başlı
başına bir merak uyandırmış, ne olduğu ve neye benzediği öteden
beri insanların peşine düştüğü temel sorular arasında yer almıştır.
Bu arayış doğrultusunda bazı dini geleneklerde Şeytan, ete kemiğe
büründürülerek somut bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu geleneklerin
başında hiç şüphesiz ki Hıristiyanlık gelmektedir. Hıristiyanlığın ege-
men olduğu Batı’da konuyla ilgili ortaya konan çalışmaların önemli
bir kısmı da doğal olarak Şeytan’a dair somut betimlemeleriyle dik-
kat çekmektedir. db | 3
Şeytan konusu, öncelikle teolojinin en temel meselelerinden
birini oluştursa da sadece bu alanla sınırlandırılamaz. Zira teolojinin
dışında, resim ve heykel gibi farklı alanlarda da onun izlerine
rastlanmaktadır. Örneğin Fransa’nın Orleans kentinin doğusunda
bulunan Benoît-sur-Loire’de yer alan St. Benedict Manastırının sütun
başlıklarında orijinal Şeytan temsillerinden biri bulunmaktadır. Yine
Fra Angelico (öl. 1455), Michelangelo (öl. 1564), Lorenzo Lotto (öl.
1557), William Blake (öl. 1827) gibi çeşitli sanatçıların da eserlerine
farklı Şeytan portreler yansıttıkları görülmektedir.1 Hıristiyan
anlayıştan esinlenen bu tür resimler 6. yüzyıldan itibaren ortaya çık-
maya başlamış, 9. yüzyıldan sonra ise bunların sayısında ve çeşitli-
liğinde hızlı bir artış yaşanmıştır. Şeytan’a dair çalışmaları bulunan
Jeffrey Burton Russell söz konusu artışın nedeni olarak o dönemde,
azizlerin yaşamları ile ilgili popüler hikâye ve vaazlarda kötülük güç-
lerine bariz rollerin yüklenmiş olmasını zikretmektedir.2
Teolojiden, popüler dinden ve folklordan oldukça yararlanan

1
Şeytan’ın resim, mozaik ve heykeller üzerinde temsili konusunda ayrıntılı bilgi için bkz.
Luther Link, Şeytan: Yüzü Olmayan Maske, çev. Emek Ergün (İstanbul: Ayrıntı Yayınları,
2003).
2
Jeffrey Burton Russell, Lucifer: Ortaçağ’da Şeytan, çev. Ahmet Fethi (Ankara: Panama
Yayıncılık, 2018), 180.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

edebi metinler de iyi işlenmiş ve etkileyici tasvirler sunmuş, adeta


Şeytan’ı canlandırarak gerçek bir şahsiyet haline büründürmüştür.
Bu noktada ilk olarak Dante Alighieri (öl. 1321) tarafından yazılan
ve dünya edebiyatının önemli başyapıtları arasında yer alan İlahi
Komedya isimli eser zikredilebilir. Dante’nin sırasıyla cehennem, araf
ve cennete yaptığı varsayılan yolculukları anlatan bu eserde Şeytan,
bir cellat olarak betimlenmiştir. Dante’nin zihninde canlandırdığı
cehennemde insanları cezaya çarptıran Tanrı değildir. Bunun yeri-
ne cehenneme düşen günahkâr ruhları cezalandırma görevi Şeytan’a
yüklenmiştir.3
Şeytan’ın tasvir edildiği bir başka edebi eser, John Milton’un (öl.
1674) Kayıp Cennet’idir. Âdem ile Havva’nın cennetten kovuluşunu
konu edinen bu eserde Şeytan’a düşmüş, dışlanmış ve arayış içerisin-
de bir melek olarak atıfta bulunulmuştur. Bir zamanlar zarif ve gü-
zel bir melek olan Şeytan, Tanrı’ya isyan ederek açtığı savaş sonucu
sonsuza kadar hüküm süreceği cehenneme düşmüştür. Bu düşüşün
ardından üstlendiği ayartıcı ve aldatıcı rol ile Âdem ile Havva’nın da
cennetten çıkarılmasına yol açmıştır. Milton’un yeniden yorumlaya-
rak anlattığı bu hikâyede Şeytan, bütünüyle olumsuz karakter olarak
yansıtılmamış, bilakis ona haksızlığa isyan eden, mağrur ve karizma-
tik bir statü verilmiştir.4
4 | db Goethe (öl. 1832) de ünlü eseri Faust’ta, Şeytan ve insan arasın-
daki kadim mücadeleyi Mefistofeles ve Faust karakterleri üzerinden
işlemiştir. Söz konusu mücadele kapsamında Şeytan’ın (Mefistofeles)
amacı, bilgi açlığıyla kendini öğrenmeye adamış olan Faust’u yoldan
çıkarmaktır. Bu nedenle Şeytan, bir gece Faust’un karşısına çıkarak
ona dünya hazlarını vadetmiş, bunun karşılığında ise ondan sade-
ce ruhunu kendisine teslim etmesini istemiştir. Fakat ikili arasındaki
bu anlaşmanın kaybedeni Şeytan olmuştur.5 Benzer şekilde Şeytanın
İksirleri6 ve Şeytanın Gizli Yüzü7 gibi eserlerde de Şeytan’ın ayartıcı
ve aldatıcı rolüyle neden olduğu yoldan çıkma deneyimleri keşiş ve
rahip gibi figürler üzerinden ortaya konulmaktadır. Şeytanın Gizli
Yüzü isimli kitapta ayrıca Şeytan’a dair detaylı birtakım tasvirlere de
yer verilmektedir. Bu noktada kitabın bir yerinde Şeytan, “omuzları-

3
Dante, İlahi Komedya/Cehennem, çev. Feridun Timur (İstanbul: Altın Kitaplar, 2020).
Dante’nin İlahi Komedya isimli eserinin Arap Şair Ebu’l-Alâ el-Maarri tarafından yazılan
ve İbnu’l-Karih isimli kişinin kıyamet sonrası cennet ve cehenneme yaptığı yolculuğu
konu edinen Risaletü’l-Gufran’dan ilham aldığı düşünülür. İbnu’l-Karih, yolculuğu sı-
rasında, cehennemde Şeytanla karşılaşmıştır. Ebu’l-Alâ el-Maarri, Gufran Risalesi, çev.
Nevzat H. Yanık - Selami Bakırcı (Ankara: TDK Yayınları, 2017), 113 vd.
4
John Milton, Kayıp Cennet, çev. Enver Günsel (İstanbul: Pegasus Yayıncılık, 2012).
5
Goethe, Faust, çev. Genç Osman Yavaş (İstanbul: Karbon Kitaplar, 2020).
6
E.T.A. Hoffman, Şeytanın İksirleri, çev. Zehra Kurttekin (İstanbul: Can Yayınları, 2014).
7
Matthew Gregory Lewis, Şeytanın Gizli Yüzü “The Monk”, çev. Kayra Kaan Fazlı (İstan-
bul: Parola Yayınları, 2017).

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

nın arkasında iki kızıl kanadı olan, saç lüleleri renk renk ateşlerle do-
nanmış, 18 yaşlarında oldukça güzel bir genç”8 olarak resmedilmek-
tedir. Buna karşın başka bir yerde ise “Cennetten düştüğü zamanki
çirkin haliyle, elleri ve ayakları uzun pençelerle zırhlanmış, saçları
yılanlardan oluşan birisi”9 şeklinde tanımlanmaktadır.
Edebi eserlerin sinemaya referans olmasıyla birlikte Şeytan ka-
rakterinin, filmlerde sık sık kendisine yer bulmaya başladığı görül-
mektedir. Sinemada Şeytan’ın temsili söz konusu olduğunda Fransız
yönetmen Georges Melies’in (öl. 1938) filmlerine değinmeden geç-
mek mümkün değildir. Melies, Lumiere kardeşlerin 1895’te gerçek-
leştirdikleri ilk film gösteriminden kısa bir süre sonra, 1896 yılından
itibaren kısa filmler çekmeye başlamıştır. Melies’in filmlerinde işledi-
ği temalardan biri de Şeytan olmuştur. Öyle ki Melies’in 1896 yılında
çekmiş olduğu La Manoir du Diable (Şeytanın Şatosu) isimli filmi,
sinema tarihinde Şeytan’ın temsili ile ilgili en eski yapım olarak kar-
şımıza çıkmaktadır. Melies’in Le Cabinet de Mephistopheles (Mephis-
topheles Laboratuvarı, 1897), Damnation du Docteur Faust (Doktor
Faust’un Laneti, 1898), Le Diable au Couvent (Manastırdaki Şeytan,
1899), Les Filles du Diable (Şeytan’ın Kızları,1903), Le Chaudron In-
fernal (Cehennem Kazanı, 1903), Les Quatre Cents Farces du Diab-
le (Şeytan’ın Dört Yüz Oyunu, 1906) ve Satan en Prison (Hapisteki
Şeytan, 1907) isimli yapımları da yine Şeytan temalı filmlerin erken
dönem örnekleri arasında yer almaktadır.10 Bu ilk örneklerden günü- db | 5
müze kadar Şeytan ile ilgili çok sayıda film yapılarak beyaz perdeye
aktarılmıştır.
Söz konusu filmlerden hareketle bu araştırmada, Şeytan ya da
şeytani güçleri konu edinen yapımcı ya da yönetmenlerin, Hıristiyan
kutsal metinlerinin veya dini geleneğinin hangi yönlerinden ne öl-
çüde yararlandıklarının ve ilgilerini çeken hususları beyaz perdeye
nasıl yansıttıklarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu temel amaç
doğrultusunda Şeytan’ın nasıl isimlendirildiği, fiziksel görünüşünün
nasıl tasvir edildiği, ne tür bir doğaya sahip olduğu ve insanları han-
gi yöntemlerle etkilemeyi başardığı, Deccal ile Şeytan arasında nasıl
bir ilişkinin kurulduğu, Şeytanla başa çıkma noktasında herhangi bir
öneride bulunulup bulunulmadığı ve Şeytan’a olumlu bir güç olarak
yer veren filmlerin olup olmadığının tespiti hedeflenmiştir.
Konu ile ilgili filmler incelendiğinde, bunların bir kısmında Şey-
tan’ın somut bir şekilde tasvir edilmediği ona sadece soyut gönder-
meler yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna dair örnekler, daha ziyade dini

8
Lewis, Şeytanın Gizli Yüzü, 268.
9
Lewis, Şeytanın Gizli Yüzü, 358.
10
Kelly J. Wyman, “Satan in Movies”, The Continuum Companion to Religion, ed. William
L. Blizek (New York: Continiuum, 2009), 301.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

bir teması bulunmayan ama iyi ile kötü arasındaki mücadeleyi konu
edinen filmlerde bulunabilir. Söz konusu filmlerde Şeytan’a çoğun-
lukla iyilerle kötüler arasındaki çatışmanın ateşleyicisi olarak atıfta
bulunulmaktadır. Buna karşın, yukarıda bir kısmını zikrettiğimiz bazı
kitaplarda olduğu gibi, başta korku ve gerilim türleri olmak üzere
din ve inanışlardan beslenen çeşitli filmlerde ise Şeytan, sadece bir
imge olarak değil gerçek bir şahsiyet konumunda resmedilerek açık-
ça betimlenmektedir. İkinci kategoride yer alan yani dini gelenekler-
den esinlenen ve Şeytan’ı somut bir şekilde tasvir eden filmler, bu
çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bununla birlikte filmlerde-
ki Şeytan tasvirlerinin çeşitliliği, konuya ilişkin araştırma yapmanın
zorlu tarafını oluşturmaktadır. Bu nedenle çalışmanın kapsamı ayrıca
Şeytan’ı soyut bir simge olmaktan çıkararak hayatın içine yerleştiren
ve bu çerçevede onu sembolleştirerek sütun başlıklarına, kilise du-
varlarına ve benzeri alanlara işleyen, ona bir yüz ve beden kazandı-
ran Hıristiyan gelenekten ilham alan filmlerle sınırlandırılmıştır.
Nitel araştırma tekniklerinin kullanıldığı bu çalışmada mevcut
bir durumun betimlenmesi ve bunun üzerinden birtakım değerlen-
dirmelerin yapılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda durum çalışma-
sı deseninden yararlanılmıştır.11 Ayrıca çalışmaya konu olan filmler,
amaçlı örnekleme yöntemlerinden benzeşik (homojen) örnekleme-
ye uygun olarak seçilmiştir.12 Bu bağlamda araştırma sırasında ilk
6 | db olarak Şeytan motifini, Hıristiyan inancını ve kültürünü yoğun bir
şekilde kullanan, Avrupa ve Amerika sinemasından seçilen 54 filmlik
bir liste hazırlanmıştır. Başlangıçta listeye dahil edilen ancak daha
sonra ulaşılamadığı için seyredilemeyen The Temptations of Satan
(Şeytanın Ayartmaları, 1914), The Black Crook (Kara Dolandırıcı,
1916), The Sorrows of Satan (Şeytanın Acıları, 1926), Damn Yankees
(Lanetli Yankiler, 1958), L’Antichristo (Deccal, 1974), Devil’s Ecstasy
(Şeytanın Coşkusu, 1977), Oh, God! You Devil (Aman Tanrım! Seni
Şeytan, 1984), Thank You Satan (Teşekkürler Şeytan, 1989), Repos-
sessed (Şeytan Çıkaran, 1990), Exorcism (Şeytan Çıkarma, 2003),
Canes (Şeytanla Anlaşma, 2006) isimli filmler kapsam dışı bırakıl-
mıştır. Bunların dışında kalan ve aşağıdaki tabloda alfabetik olarak
sıralanan, 10’u Avrupa 33’ü Amerika sinemasına ait 43 film izlenerek
incelenmeye çalışılmıştır. Söz konusu filmlerden elde edilen veriler
içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Veriler altı ana başlık altında
sınıflandırılarak yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu noktada, belirlenen
tüm temaların her bir filmde karşılığının bulunmadığını da belirtmek
gerekir. Dolayısıyla söz konusu temalar, sadece ilgili bir içerik sunan
filmler üzerinden ele alınmıştır.

11
Bilgi için bkz. Ali Yıldırım - Hasan Şimşek, Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri
(Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2021), 301-315.
12
Yıldırım - Şimşek, Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri, 116-118.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

Tablo: Konu ile İlgili Seyredilen ve Çalışmanın Kapsamına Dahil


Edilen Filmlerin Listesi
İMDB
Orjinal İsim Türkçe İsim Yılı Ülkesi Yönetmeni
Puanı
Alucarda Alucarda 1977 Meksika J. L. Moctezuma 6.3
Amityville II: The
Dehşet Sokağı 2: Mülk 1982 ABD Damiano Damiani 5.5
Possession
Angel Heart Şeytan Çıkmazı 1987 ABD Alan Parker 7.3
Bedazzled Şaşkın 1967 İngiltere Stanley Danon 6.9
Case 39 39. Dosya 2009 ABD, Kanada Christian Alvart 6.2
Constantine Constantine 2005 ABD, Almanya Francis Lawrence 7.0
Deliver Us from Evil Bizi Kötüden Koru 2014 ABD Scott Derrickson 6.2
Djavulens Oga Şeytanın Gözü 1960 İsveç Ingmar Bergman 7.1
Dominion: Prequel
-- 2005 ABD, İtalya Paul Schrader 5.2
to the Exorcist
End of Days Şeytanın Günü 1999 ABD Peter Hyams 5.8
Exorcist: The
Şeytan: Başlangıç 2004 ABD Renny Harlin
Beginning
Faust: Eine Deutsche Faust: Bir Alman Halk
1926 Almanya F. W. Murnau 8.1
Volkssage Hikayesi
Faust: Love of the
Faust: Lanetlilerin Aşkı 2001 İspanya Brian Yuzna 4.3
Damned
Hellbound:
Hellbound: Hellraiser 2 1988 Birleşik Krallık Tony Randel 6.5
Hellraiser II
Incarnate Şeytanın Oğlu 2016 ABD Brad Peyton 5.3
It Follows Peşimdeki Şeytan 2014 ABD David R. Mitchell 6.8 db | 7
G. Liguoro, F. Bertolini,
L’Inferno Cehennem 1911 İtalya 7.1
A. Padovan
L’ossessa -- 1974 İtalya Mario Gariazzo 4.7
La Beaute Du Diable Şeytanın Güzelliği 1950 Fransa, İtalya Rene Clair 7.4
Little Nicky Küçük Nicky 2000 ABD Steven Brill 5.3
Lost Souls Kayıp Ruhlar 2000 ABD Janusz Kaminski 4.8
Night of the Demon İblisin Kurbanları 1957 ABD Jacques Tourneur 7.5
Prince of Darknes Karanlıklar Prensi 1987 ABD John Carpenter 6.7
Rosemary’s Baby Rosemary’nin Bebeği 1968 ABD Roman Polanski 8.0
Session 9 Son Seans 2001 ABD Brad Anderson 6.4
Sinister Lanet 2012 ABD Scott Derrickson 6.8
Starry Eyes Şeytanın Gözleri 2014 ABD K. Kölsch, D. Widmyer 6.0
The Conjuring: The Korku Seansı 3: Katil
2021 ABD Michael Chaves 6.3
Devil Made Me Do It Şeytan
The Devil and Şeytan ve Daniel
1941 ABD William Dieterle 7.6
Daniel Webster Webster
The Devil and Max
Şeytan ve Max Devlin 1981 ABD Steven H. Stern 5.1
Devlin
The Devil Inside İçimdeki Şeytan 2012 ABD William B. Bell 4.2
The Devil’s Advocate Şeytanın Avukatı 1997 Almanya, ABD Taylor Hackford 7.5
The Devils Şeytanlar 1971 İngiltere Ken Russell 7.8
The Exorcist Şeytan 1973 ABD William Friedkin 8.0
The Exorcism of
Şeytan Çarpması 2005 ABD Scott Derrickson 6.7
Emily Rose

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

The Last Temptation


Günaha Son Çağrı 1988 ABD, Kanada Martin Scorsese 7.5
of Christ
The Mephisto Waltz Şeytanın İzinde 1971 ABD Paul Wendkos 6.0
The Ninth Gate Dokuzuncu Kapı 1999 Fransa, İspanya Roman Polanski
The Omen Kehanet 1976 ABD Richard Donner 7.5
The Prophecy Kehanet 1995 ABD Gregory Widen 6.5
The Rite Ayin 2011 ABD, İtalya Michael Hafstrom 6.0
The Witch Cadı 2015 ABD, Kanada Robert Eggers 6.9
The Witches of
Kasabanın Cadıları 1987 ABD George Miller 6.6
Eastwick

Sinema filmlerinde dinî unsurların kullanılması ile ilgili ülke-


mizdeki literatüre bakıldığında, Dinler Tarihi de dahil farklı disip-
linlerde çeşitli araştırmaların yapıldığı görülmektedir. Bunlar ara-
sında Şeytan figürünü ele alan çalışmalara da rastlanmaktadır. Söz
konusu çalışmaların bir kısmı Şeytan anlayışına korku filmlerinde
kullanılan motifler çerçevesinde sınırlı bir şekilde değinmektedir.
Diğer bazılarında Şeytan figürü sadece belirli bir ya da birkaç film
içerisinde değerlendirilmektedir. Buna karşın bu çalışmada, daha ge-
niş bir örnekleme yer verilmiştir. Örneklem kapsamında elde edilen
veriler çeşitlendirilmiş ve farklı başlıklar altında sınıflandırılmıştır.
Bunların yanı sıra kullanılan verilerin farklı filmler arasında muka-
8 | db yese yapma imkanı da sunmaktadır. Söz konusu yönleri itibarıyla bu
çalışma, literatürdeki benzerlerinden farklılaşmaktadır. Dinler tarihi
alanındaki literatürün zenginleşmesine katkıda bulunmayı hedefle-
yen bu çalışmanın, Hıristiyanlık dışında Yahudilik, Hinduizm, Şinto-
izm gibi diğer dinlerdeki Şeytan ya da kötü güçlerle ilgili tasavvur-
ların filmlerdeki temsili gibi içeriklere sahip yeni araştırmalara kapı
aralaması da umulmaktadır.
1. Şeytan’ın İsimlendirilmesi
Hemen her kültürde kötülüğün kişileştirilmiş bir formu olarak
sunulan Şeytan ile ilgili çeşitli isimlendirmelerin kullanıldığı bilin-
mektedir. Şeytan, farklı dinlerde çeşitli adlarla anıldığı gibi Hıristi-
yan geleneğinde de pek çok isme sahiptir. Bu isimlerin başında İblis
(Satan) yer almaktadır. Düşman anlamına gelen İbranice bir terim
olan İblis, Yunancaya hasım anlamındaki diabolos olarak geçmiş,
oradan da Latinceye diabolus şeklinde aktarılmıştır. Filmlerin birço-
ğunun isminde yer alan İngilizce devil (şeytan) kelimesi de biçimini
bu son kavramdan almaktadır.13 Başlangıçta birbiri ile aynı varlığı
ifade etmeyen Satan ve Şeytan kelimeleri, sonraki dönemlerde yazı-
lan Hıristiyan tefsirlerinde birbirlerinin yerine kullanılmıştır. İsken-
13
Jeffrey Burton Russell, Şeytan: Antikiteden İlkel Hıristiyanlığa Kötülük Algıları, çev. Elif
Çelik (Ankara: Panama Yayıncılık, 2017), 228, 247; Arvind Sharma, “Satan”, Encyclo-
pedia of Religion, ed. Lindsay Jones (Detroit: Thomson Gale, 2005), 12/8124.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

deriyeli Yahudilerin Eski Ahit’i Yunancaya aktarırken İblis’i, diabolos


olarak tercüme etmesi de buna zemin hazırlamıştır. Bunun yanı sıra
Mesih’i günaha teşvik edenden bahsederken Matta ve Luka’nın dia-
bolos, Markos’un ise bunun yerine Aramice bir kavram olan Satanas
terimlerini kullanması gibi durumlar da kelimeler arasındaki farkla-
rın yok olmasına katkıda bulunmuş, böylece Satan, Satanas, diabo-
los ve diabolus anlam olarak birbirlerinin yerine kullanılır olmuştur.
Böylece Eski ve Yeni Ahit’teki Şeytan, farklı anlamlar taşısa da aynı
adı paylaşır hale gelmiştir.14
Şeytan yerine kullanılan bir başka kavram, sonraları demon
şeklinde telaffuz edilen daimon ya da daimoniondur. “Tanrılarla in-
sanlar arasındaki aracı ruh” şeklindeki anlamın yanı sıra “kötü, hük-
meden ruh” manası da taşımaktadır. Ancak Yeni Ahit’te ve ilk Kilise
Babalarının çoğu tarafından ikinci anlamı geliştirilmiş, neticede ib-
lisleri, şeytani güçleri ifade etmek için kullanılan terimler arasında
yerini almıştır.15 Bu noktada şunu da ifade etmek gerekir ki demon
ismi daha ziyade İblis’in liderliği altında faaliyet yürüten, insanların
ruhlarında ikamet eden ve işe yarayan her türlü aracı kullanarak on-
ları sürekli olarak günaha teşvik eden şeytani güçleri ifade etmek için
kullanılmaktadır.16
Şeytan için kullanılan ve İblis ile özdeşleştirilen bir başka isim
Luciferdir. Işık getiren anlamına gelen Lucifer, Kutsal Kitap’ta Şey- db | 9
tan’ın adı olarak geçmemektedir. Bununla birlikte İşaya’da geçen “Ey
parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün!”17 şeklindeki
ifadede Lucifer’e atıfta bulunulduğu düşünülmüştür. Tanrıya isyan
etmesi sonucunda Cennetten kovulmuş bir melek olarak görülen Lu-
cifer, zamanla Şeytan’ın öteki adı olarak kullanılır olmuştur. Nitekim
Dante de İlahi Komedya’da Cehennemin en altında korkunç bir cana-
var olarak resmettiği Şeytan’ı, Lucifer olarak isimlendirerek her iki
kavramı özdeşleştirme yoluna gitmiştir.18 Lucifer ve Şeytan arasında
böyle bir ilişki kurulmasının temelinde, Şeytan’ın cennetten kovulan
bir baş melek oluşu yer almaktadır. Bu baş melek Cennetten kovul-
madan önce Lucifer iken düşüşten sonra Şeytan’a dönüşmüştür.19
Şeytan, Yeni Ahit’te beelzeboul, düşman, belial, baştan çıkarıcı,
suçlayıcı, kötü varlık, bu dünyanın hâkimi ve demonların prensi gibi

14
Link, Şeytan: Yüzü Olmayan Maske, 29, 31.
15
Link, Şeytan: Yüzü Olmayan Maske, 30.
16
Jeffrey Burton Russell, İblis: Erken Hıristiyan Geleneği, çev. Ahmet Fethi (Ankara: Pana-
ma Yayıncılık, 2018), 178.
17
Kutsal Kitap (İstanbul: Kitabı Mukaddes Şirketi, 2003).
18
Link, Şeytan: Yüzü Olmayan Maske, 34.
19
Harun Işık, “Kitâb-ı Mukaddes ve Kur’ân’a göre Şeytan”, Bozok Üniversitesi İlahiyat Fa-
kültesi Dergisi 13 (2018), 50.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

başka isimlerle de anılmaktadır.20 Yeni Ahit’in bazı pasajlarında Şey-


tan aynı zamanda kötü insanların babası ya da prensi olarak nite-
lendirilmektedir.21 Bu nedenledir ki kötülük eden insanlar Şeytan’ın
takipçileri ya da oğulları olarak adlandırılmaktadır.
Hıristiyan geleneğinde kullanılan bu isimler, “tek bir tane mi
yoksa birden fazla mı Şeytan olduğu” konusunda kafa karışıklığını
yansıtmaktadır. Ancak her ne kadar zaman zaman Şeytan ile özdeş-
leştirilseler de söz konusu isimlerin her birinin Şeytan’ın bizatihi
kendisini temsil etmediği, bilakis onun farklı tezahürlerine atıfta bu-
lunduğu söylenebilir.22 Dahası Hıristiyan geleneğinin Şeytan ile ilgili
ortaya koyduğu veriler, her bir isme ayrı ayrı şahsiyet kazandırıldı-
ğına işaret etmektedir. Öyle ki bu varlıklar arasında bir hiyerarşinin
dahi kurulduğu gözlemlenebilmektedir. Zira çoğu zaman Lucifer’in,
diğerlerine nazaran daha yüksek bir konuma yerleştirildiği görül-
mektedir.23
Şeytan için kullanılan bu isimler, doğal olarak onu konu edinen
filmlerde de karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Rosemary’s Baby ve Alu-
carda isimli filmlerde Şeytan’dan bahsedilirken sadece bu isim kul-
lanılmış, başka herhangi adlandırmaya yer verilmemiştir. Buna kar-
şın Bedazzled isimli filmde Şeytan kendisini tanıtırken “karanlıklar
prensi, iblis, boynuzlu” gibi çeşitli sıfatlar kullanmaktadır. Ayrıca bu
10 | db filmde İşaya’dan ilhamla yer verilen “seherin oğlu” ifadesiyle Lucifer
ismine de atıfta bulunulmaktadır. Lucifer ismine ayrıca Angel Heart24,
L’Inferno, The Ninth Gate25, Exorcist: The Beginning ve The Exorcism
of Emily Rose26 isimli filmlerde de rastlanmaktadır. The Exorcism of
Emily Rose’da Şeytan çıkarma ayini esnasında ismi öğrenilmeye çalı-
şılan iblisin “Ben Lucifer’im. Ete kemiğe bürünmüş Şeytan.” şeklinde-

20
Russell, Şeytan, 302; Salime Leyla Gürkan, “Şeytan”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansik-
lopedisi (Erişim 19 Şubat 2022).
21
İlgili pasajlardan bazıları için bkz. Yuhanna 8/ 44; Elçilerin İşleri 13/ 10; Vahiy 2/ 9,
3/9.
22
Russell, Şeytan, 228.
23
Russell, Lucifer, 356.
24
William Hjortsberg’in Falling Angel (Düşen Melek) adlı romanının sinema uyar-
laması olan Angel Heart, 1988 yılında Şeytan Çıkmazı adıyla ülkemizde gösterime gir-
miştir. Kara film ile korku olmak üzere iki ayrı türü aynı potada bir araya getiren film,
Hristiyan sanatına ve dini pratiklerine dair ikonografik temsilleri oldukça yoğun olarak
kullanmıştır. Örneğin film boyunca İsa figürü oldukça sık görülmektedir. Bu bağlam-
da bilhassa Harry karakterinin kaldığı otelin merdivenlerinden çıkarken ona gözlerini
ayırmadan bakan kız çocuğunun, hemen ardından gelen sahnedeki ikonografik İsa tab-
losundan bahsedilebilir. İlgili sahnede kız çocuğunun bakışları Harry’nin girdiği karan-
lık yoldan çıkamayacağı ve ona acımaktan başka çare kalmadığını gösterir niteliktedir.
Bkz. Zeynep Özay, “Angel Heart Filminin Mitolojik ve İkonografik Göndermeler Üzerin-
den İncelenmesi”, Sineblog (19 Mayıs 2019).
25
Film, 29 Eylül 2000 tarihinde Türkiye’de gösterilmeye başlanmıştır.
26
The Exorcism of Emily Rose filmi, Şeytan Çarpması ismiyle 2 Aralık 2005 tarihinde Tür-
kiye’de de gösterime girmiştir.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

ki ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Zira bu ifade, Hıristiyan gelenekte


de izlerini bulabileceğimiz üzere, Şeytan’ın sembolik duruşunu de-
vam ettirmekle birlikte somut bir varlık olarak dönüşümünü tamam-
ladığına işaret etmektedir.
Bunların dışında End of Days, Little Nicky, Prince of Darkness27,
The Ninth Gate filmlerinde karanlıklar prensi; Helbound: Hellraiser II
ve The Rite28 filmlerinde Leviathan; The Devil Inside’da29 Cehennemin
Efendisi anlamında Berith; The Rite’da Ba’al ve Beelzebub isimleri ile
Şeytan’dan bahsedilmektedir. Görüldüğü üzere sinema filmlerinde
Şeytan, Hıristiyan gelenekte kullanılan çeşitli isimlerle boy göster-
mektedir. Bunun yanı sıra söz konusu isimlerin anlamlarına da uygun
bir şekilde insanları ayartarak günaha yönlendiren, kötülüğe dair her
ne varsa kendinde barındıran, dolayısıyla da Tanrı’ya ve Tanrı’ya dair
her şeye ve herkese düşman olan bir profille karşımıza çıkmaktadır.
2. Şeytan’ın Fiziksel Görünüşü
Hıristiyan gelenekte, teolojinin yanı sıra folklorik ve popüler ta-
nımlamaların da etkisiyle Şeytan yavaş yavaş Deccal, devler, ejder-
halar, hayaletler, canavarlar, hayvan şekli alan insanlar ve periler gibi
varlıklara doğru evirilmiştir. Buna bağlı olarak Şeytanla ilgili çeşitli
fiziksel tasvirler ortaya çıkmıştır. Şeytan neye benzer, nasıl giyinir, ne
tür araçlar kullanır, teni ne renktir, onunla nasıl mücadele edilir gibi
db | 11
sorulara cevap mahiyetinde ayrıntılı anlatılar üretilmiş ve bunlara
inanılmıştır.30
Hıristiyan geleneğinde Şeytan’ın dış görüntüsü sık sık canavar
ya da yarı yaratık yarı insan formunda ve çarpık biçimli bir şekilde
tasvir edilmektedir. Bu, Şeytan’ın iç kusurunun dışa yansıması ola-
rak yorumlanabilir. Bu bağlamda Şeytan tasvirleri Cennetten düştü-
ğünün göstergesi olarak topal, dizleri geriye doğru çıkık, boynuzlu,
kanatlı, büyük penisli, kuyruklu ve toynaklı, pençe ayaklı, çıplak, kıl-
larla kaplı, çirkin vb özelliklerle öne çıkmaktadır. Kaldı ki 447’deki
Toledo Konsili’nde de Şeytan boynuzlu, çatlak toynaklı, eşek kulaklı,
pençeli, alev gözlü, büyük dişli, büyük penisli ve kükürt kokulu bü-
yük, siyah bir canavar görünümünde betimlemiştir.31 Şeytan’ın bu
şekildeki tasvirlerinin filmlerde de kullanıldığı görülmektedir. Case
39, Constantine, Faust: Eine Deutsche Volkssage, Little Nicky, Night of

27
Prince of Darkness’ın Türkiye’de vizyona girişi, 1988 yılının Eylül ayında gerçekleşmiş-
tir. Filmin adının Türkçeye çevirisi Karanlıklar Prensi şeklindedir.
28
The Rite filminin Türkiye’de gösterime giriş tarihi 11 Şubat 2011’dir. Ayin adı altında
izleyicisiyle buluşturulmuştur.
29
The Devil Inside, 20 Ocak 2012 tarihinde Türkiye’de gösterime girmiştir. Film Türki-
ye’de İçimdeki Şeytan adıyla bilinmektedir.
30
Russell, Lucifer, 72.
31
Russell, Lucifer, 90-91.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

the Demon32, Prince of Darkness, Rosemary’s Baby ve The Exorcist söz


konusu filmlere örnek olarak verilebilir.
Şeytan ayrıca hayvanlarla da özdeşleştirilmiştir. Maymun,
yarasa, ayı, domuz, boğa, deve, kedi, timsah, karga, karaca, köpek,
ejderha, kartal, sinek, sivrisinek, keçi, atmaca, sırtlan, leopar, aslan,
kaplan, kertenkele, baykuş, horoz, örümcek, akbaba, tilki, kurt,
kurbağa gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında en sık
görülenler ise yılan, ejderha, keçi ve köpek olmuştur.33 Şeytan’ın hay-
van formundaki tasvirleri, doğal olarak Hıristiyan geleneğini temel
alan filmlere de yansıtılmıştır. Bu bağlamda Sinister34, The Mephisto
Waltz, The Omen filmlerinde köpek, The Rite filminde kurbağa ve
at, The Prophecy’de ejderha, The Witch’de keçi, The Last Temptation
of Christ35 filminde ise İsa’yı ayartmaya çalışan kara bir yılan ve as-
lan temsili ile Şeytana gönderme yapılmıştır. Şeytan ya da şeytani
güçlerin aldığı düşünülen bu hayvani biçimleri meleksi saygınlıkla-
rından yoksun bırakıldığının işareti olarak yorumlanmaktadır.36
Bunların yanı sıra sinema filmlerinde Şeytan, bir insan bedenin-
de karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu filmler incelendiğinde Şeytanın
büyük oranda yetişkin bir erkek olarak tasvir edildiği göze çarpmak-
tadır. Angel Heart, Bedazzled, End of Days, Faust: Love of the Damned,
La Beaute Du Diable, Little Nicky, Sinister, Starry Eyes, The Devil and
12 | db Max Devlin, The Devil’s Advocate37 ve The Witches of Eastwick isimli
filmlerde Şeytan bir erkektir. Şeytan bu filmlerin bir kısmında genç,
bir kısmında ise yaşlı bir erkek olarak resmedilmektedir. Buna karşın
filmlerde nadiren Şeytana kadın olarak atıfta bulunulmaktadır. The
Ninth Gate ve The Conjuring: The Devil Made Me Do It filmlerinde
buna dair örnekler bulunabilir. Bunların yanı sıra The Omen ve The
Last Temptation of Christ’i örnekleri arasında zikredilebileceği bazı
filmlerde ise Şeytan bir çocuk bedeninde tasvir edilmektedir. Söz
konusu tasvirler bir anlamda Şeytan’ın kadın, erkek ya da çocuk ayırt
etmeksizin istediği kılığa girebileceği şeklindeki inancın filmlerdeki

32
Night of the Demon, Türkiye’de İblisin Kurbanları adıyla 7 Ocak 1959 tarihinde gösteri-
me girmiştir.
33
Bu hayvanların çeşitli özelliklerle ilişkilendirildiği görülmektedir. Örneğin, ayı şeh-
vetin, tilki kurnazlığın, domuz kadınlardaki cinselliğin, kedi kendini beğenmişliğin
simgesidir. Bunlara karşın bazı hayvanlar, İsa ile olan ilişkilerinden dolayı Şeytanla
özdeşleştirilmekten kurtulmuştur. Bunların başında kuzu yer almaktadır. Zira Tanrı’nın
kuzusudur. Bu yüzden Şeytan hiçbir zaman kuzu haline bürünememiştir (Russell, Luci-
fer, 89).
ü
35
Türkçe Günaha Son Çağrı, özgün adıyla The Last Temptation of Christ, Türkiye’de ilk kez
1989 yılı Nisan ayında 8. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilmiştir.
36
Russell, Lucifer, 183.
37
The Devil’s Advocate, aynı isimli bir romandan uyarlanan 1997 yapımı bir Hollywood
filmidir. Şeytanın Avukatı adıyla 30 Ocak 1998 tarihinden itibaren Türkiye’de gösteril-
meye başlanmıştır.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

yansıması olarak önümüzde durmaktadır. Nihayetinde Şeytan, bü-


rünmüş olduğu bedenin karizmasından, cazibesinden ya da masu-
miyetinden yararlanmak suretiyle amacına ulaşmaya çalışmaktadır.
Şeytan’ın en temel rengi, Hıristiyan geleneğe uygun olarak
genellikle siyahtır. Ya derisi ya giydiği kıyafetler ya da büründüğü
hayvan siyah renktedir. Burada Şeytan’ın neden siyah olduğu sorusu
sorulabilir. Şeytan’ın siyahlığı, meleklerin saflık ve güzelliklerini
temsil eden beyazla tezat oluşturmaktadır. Şeytan’ın siyahlığı ayrıca
Tanrı’nın Krallığı’na karşı karanlığın efendisi olarak üstlendiği
rolün yanı sıra düşüşünden sonra tutsak edildiği yer altıyla da
ilişkilendirilmektedir. Bu bakımdan siyah kötülüğü ve kirlenmeyi
temsil etmektedir.38 Bu nedenle Cehennemin efendisi olan Şeytan
da onun yardımcıları da siyahla resmedilmektedir. Şeytan’ın öne
çıkan ikinci rengi ise kırmızıdır. Kanı ve ateşi de sembolize eden
bu renk Şeytan’ın daha ziyade saç ve sakal rengi olarak karşımı-
za çıkmaktadır.39 İlgili filmleri bu açıdan incelediğimizde Şeytan’ın
dış görünüşünü yansıtan sahnelerde daha ziyade siyah rengin
kullanıldığı görülmektedir. Örneğin Djavulens Oga, Faust: Love of the
Damned ve The Devil’s Advocate filmlerinde Şeytan siyah takım el-
biseyle boy göstermektedir. Buna karşın bazı filmlerde kırmızı renk
ile kan, cinsellik ve ateşle ilişkilendirilerek dolaylı yoldan Şeytan’ın
varlığına atıfta bulunulmaktadır. Öte yandan nadiren de olsa Prince
of Darkness’da olduğu gibi bazı filmlerde kırmızı, Şeytan’ın derisinin db | 13
rengi olarak kullanılmaktadır.
3. Şeytan’ın Deccal ile İlişkisi
Hıristiyan teologlar Şeytan’ın bir cinsiyetinin olmadığını savun-
maktadır. Ancak geleneğe bakıldığında daha ziyade eril bir Şeytan
algısının öne çıktığı, çok nadiren dişi olarak tasavvur edildiği gö-
rülmektedir. Şeytan’ın eril olduğu algısı, kadınları ayartarak onlarla
cinsel ilişkiye girdiği ve bu ilişkilerden ona hizmet eden çocukların
dünyaya geldiği yönündeki düşünceye zemin hazırlamıştır. Kadınla-
rın Şeytanla cinsel ilişkide bulunduğu iddiasının kökenleri, mitolojik
dönmelere kadar geri götürülebilir. Bununla birlikte Hıristiyanlıkta
kadının Şeytanla özdeşleştirilmesi, Eski Ahit’te yer alan, Âdem ile
Havva’nın Cennetten çıkarılışı öyküsüne dayanmaktadır. Nitekim bu
düşünce Ortaçağ’da Kilisenin meşru bir dogması haline dönüşmüş-
tür. Bu doğrultuda bazı kadınlar Şeytanla anlaşmalar yapan, ruhları-
nı ona satan, karşılığında ise büyüsel güçler elde ederek toplumdaki
kötülüğün aktörü haline gelen kişiler olarak nitelendirilmiştir. Bu
durum Şeytan temalı filmlere de konu olmuştur. Bu filmlerde ka-
dın çoğu zaman Şeytan tarafından taciz ve istismar edilen, bedeni
38
Link, Şeytan: Yüzü Olmayan Maske, 75; Russell, Şeytan, 323.
39
Russell, Lucifer, 91.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

ele geçirilerek kullanılan bir kurban halinde sunulmaktadır. Örneğin


Rosemary’s Baby isimli filmde Rosemary, uykusundayken Şeytan tara-
fından tecavüz edilen bir kadın olarak karşımıza çıkmaktadır. Benzer
şekilde End of Days’de de Şeytan, doğar doğmaz Tanrı’ya ve Mesih’e
karşı çalışmak için seçilen Christine’ni kovalamaktadır. Peki Şeytan
neden kadınların peşine düşmektedir? Çünkü Şeytan’ın yeniden doğ-
mak ya da Deccal’i yaratmak için cinsel ilişkiye girme zorunluluğu
bulunmaktadır.
Bu noktada Şeytan konulu filmlerdeki Deccal vurgusuna deği-
nilmesi yerinde olacaktır. Dünyanın son günlerinde ortaya çıkacak
düşman şeklinde telakki edilen Deccal, Yeni Ahit’in birçok yerinde
geçmektedir.40 Yuhanna’nın mektuplarında41 Mesih karşıtı (anti-ch-
rist) şeklinde atıfta bulunulan Deccal ile ilgili iki görüş öne çıkmakta-
dır. Birincisi, sapkınlar ve Yahudiler başta olmak üzere bütün günah-
karların deccal olduğu düşüncesidir. Daha yaygın kabul gören ikinci
fikir ise Deccal’in, Tanrı’nın Krallığı’nı engellemeye yönelik son giri-
şimde Lucifer’in büyütüp desteklediği tek birey olacağıdır. Buna göre
Deccal, bizzat Şeytan’ın vücut bulması şeklinde anlaşıldığı gibi onun
ordularının başındaki kişi ya da oğlu olarak da yorumlanmıştır.42
Şeytanın oğlu nitelendirmesi yapılan Deccal, Hıristiyan
geleneğine göre dünyanın sonuna doğru, Mesih İsa’nın ikinci
14 | db gelişinden önce Şeytan’ın bütün gücüne sahip olarak ortaya
çıkacaktır. O zamana kadar Şeytan’ın izinden gidenler, Deccal’in
gelişiyle birlikte onun safında yer almaya başlayacaklardır. Böylece
hem Şeytan’ın hem de Deccal’in takipçisi konumuna yerleşeceklerdir.
Anlaşılacağı üzere gerek aralarındaki yakın ilişkiden gerekse kutsal
metinlerdeki muğlaklıklardan dolayı birbirleriyle kaynaştırılan Şey-
tan ve Deccal’in her ikisi de Tanrı’nın kurtuluş planını engellemeye
çalışan kötü güçleri temsil etmektedir. Bu bakımdan Hıristiyan dü-
şüncesinde Şeytan ve Deccal’in işlevlerinin neredeyse ayırt edilemez
hale geldiği söylenebilir.43
Bu alandaki sinema filmleri incelendiğinde, Şeytan’ın hep bir
oğul edinme çabası içerisinde olduğu görülebilir. Bu çaba, Hıristi-
yanlığın en temel doktrini olan teslis ile ilişkilendirilebilir. Nitekim
Tanrı’nın oğlu İsa figürünün Şeytan’ın oğlu Damien şekline dönüş-

40
İlgili pasajlar için bkz. Matta 12/ 28; Luka 11/ 20; Vahiy 12/8, 13/1, 16/13, 20/1-7; II.
Selânikliler 2/ 3-12.
41
1. Yuhanna 2/18-22, 4/3; 2. Yuhanna 7.
42
Russell, Lucifer, 141-142; Bernard McGinn, “Antichrist”, Encyclopedia of Religion, ed.
Lindsay Jones (Detroit: Thomson Gale, 2005), 1/394-395; Deccal Kavramı ile ilgili
olarak ayrıca bkz. Mustafa Bıyık, Hıristiyan Teolojisinde Deccal ve Yecüc-Mecüc Kav-
ramları Üzerine Bir Değerlendirme”, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 6/11
(2007), 53-79.
43
Russell, İblis, 11.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

türüldüğü The Omen filminde 666 sayısının şeytani üçlemeyi tem-


sil ettiğine değinilmektedir. Filmde, kutsal olanın şeytani karşılığı
olarak yer verilen bu teslisin unsurları, “Şeytan, Şeytan’ın oğlu ve
sahte peygamber” şeklinde sıralanmaktadır. Şeytan’a ve oğul edinme
çabasına gönderme yapan bu sayının filmin çeşitli çeşitli sahnelerine
yerleştirildiği görülmektedir. Örneğin Şeytan’ın doğum tarihi ve saati
06.06.2006 sabah 06:00’ya atıfta bulunulmaktadır. Yine bazı sahne-
lerde Şeytan’ın emrinde ve hizmetindeki kişilerin bedenlerinde 666
sayısının belirdiği gösterilmektedir.44
Deccal motifini kullanan bir diğer film ise End of Days’dir. Bu
filmde benzer şekilde Şeytan’ın sayısına gönderme yapılmaktadır.
Ancak bu sayı 666 değil, 999 olarak zikredilmekte ve dünyanın sonu
ile bağlantısı kurulmaktadır. Dünyanın sonu göndermesi, Şeytan’ın
yanı sıra Deccal’e de işaret etmektedir. The Lost Souls de Deccal vur-
gusu ile öne çıkan filmler arasında yer almaktadır. Söz konusu film-
de Deccal için “kutsal olmayan ve bu dünyaya sonsuz acılar verecek
kapıyı açan” sıfatı kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra The Devil’s
Advocate de yine Deccal’e atıfta bulunulan bir başka film olarak kar-
şımıza çıkmaktadır. Söz konusu filmlerden hareketle nasıl ki iyilik
bir kurtarıcıda, Hıristiyanlık özelinde ifade etmek gerekirse Mesih’te
bedenleştiriliyorsa kötülüğün de Deccal’de somutlaştırıldığı söyle-
nebilir. Bu bakımdan Deccal, Mesih’in temsil ettiği kavramların tam
karşısında yer alarak olumsuzlukları, ümitsizlikleri ve felaketleri çağ- db | 15
rıştırmaktadır. Bu nedenledir ki Hıristiyan toplumunda ilk dönemler-
den itibaren rastlanan Deccal algısı, hemen her dönem din adamla-
rının insanları en fazla uyardığı konular arasında yer almaktadır. Bu
bağlamda filmlere de yansıtıldığı üzere Deccal’in kötülüklerine kar-
şı uyarılar yapılmakta, onunla mücadelede güçlü bir iradeye sahip
olmanın ve birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekilmektedir.
4. Şeytan’ın İnsan Üzerindeki Etkisi
Yeni Ahit’te ve Hıristiyan gelenekte Şeytan daima Tanrı’nın düş-
manı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Göklerin Kralı’nın karşıtı konu-
munda bu dünyanın prensi olan Şeytan, Tanrı ile arasındaki çatış-
maya bağlı olarak insanoğlunu da düşmanı kabul etmekte ve onu
saptırmak için sürekli peşinden gitmektedir.45
Hıristiyan bakış açısına göre Şeytan, Tanrı’nınkine zıt bir doğa-
ya sahiptir. Tanrı’nın doğasında doğruluk, sevgi, kutsallık ve benzeri
erdemler yer alırken Şeytan yalancılık, kışkırtıcılık, baştan çıkarıcılık,
nefret gibi olumsuz özelliklerle tanınmaktadır. Tanrı iyi şeyleri yarat-
44
Belgin Mete, Korku Filmlerinde Kullanılan Hıristiyanlıkla İlgili Dini Öğeler (Adana: Çu-
kurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2019), 56.
45
Gerald Messadine, Şeytanın Genel Tarihi, çev. Işık Ergüden (İstanbul: Pegasus Yayınları,
2016), 346.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

makta fakat Şeytan bunları çarpıtmakta ya da saptırmaktadır.46 Sahip


olduğu bu özellikler onu, tüm kötülüklerin çirkin bir sembolü haline
getirmektedir. Yeni Ahit’e göre Şeytan, günaha kışkırtandır, yalancı-
dır, ayartıcıdır, katildir; hakikate ve iyiliğe yönelmeyi engeller; bü-
yücülüğe ve putperestliğe yol açar; fiziksel acı verir ve dahası ölüme
neden olur.47 Hakikati yıkmaya, erdemi yozlaştırmaya ve güzelliği
kirletmeye çalışan Şeytan, tüm bu olumsuz özellikleriyle Tanrı’nın
ve İsa’nın karşısında, onların düşmanı konumundadır. Şeytan aynı
zamanda Tanrı’ya ve İsa’ya inanan ve öğretileri doğrultusunda hare-
ket etmeye çalışanların da en önde gelen düşmanıdır. Bu düşmanlık
kapsamında Şeytan, insanların Tanrı’nın yolundan gitmelerini engel-
lemek için eline geçen her fırsatı değerlendirmektedir.48
Hıristiyanlara göre bütün günahlar Şeytan’ın işidir. Şeytan, Tan-
rı’ya yabancılaşmaya neden olan ilk günaha teşvik etmek suretiyle
insanlığa ilk darbesini indirmiştir. Bu olayla başlayan dünya serüve-
ninde insanoğlu, sürekli Şeytan’ın günaha çağrısına muhatap olma-
ya devam etmektedir. Şeytan insanları gözetlemekte ve saldırı için
uygun zamanı kollamaktadır. Fırsatını yakaladığında da ayartarak
günah işlemelerini sağlamak için birliklerini göndermektedir. Her bir
günahın işlenmesi, dört aşamada gerçekleşmektedir: i) Şeytan, zihin-
lere öneriler aşılar, ii) Şeytan tarafından sunulan öneriler insanda bir
haz ya da hoşnutluk duygusunu harekete geçirir, iii) Bu duygunun
16 | db etkisiyle insan arzularına boyun eğer, iv) Akıl yürüterek bir savunma
mekanizması geliştirir ve nihayetinde günah işler. Dahası Şeytan, in-
sanın ayartılmakta olduğunu sezmemesi için zihni bulanıklaştırma
yoluna giderek günaha teslim olmasını garanti altına almaya çalışır.49
Şeytan’ın söz konusu özellikleri, bazı filmlerin de konusunu
oluşturmaktadır. Örneğin Bedazzled, Helbound: Helraiser II ve The
Witches of Eastwick filmlerinde Şeytan aldatıcı olarak tasvir edilmiş-
tir. Angel Heart, End of Days ve The Ninth Gate isimli filmlerde ayartıcı
olarak resmedilmiştir. The Last Temptation of Christ’te ise Şeytan’ın
her iki özelliğine de atıfta bulunulmuştur. Hıristiyan geleneğinde
olduğu gibi söz konusu filmlerde de “şehvet, güç, statü, şöhret ve
zenginlik” Şeytan’ın insanı aldatmak ya da ayartmak için kullandığı
temel tuzaklar olarak betimlenmektedir. The Devil’s Advocate’de buna
dair örnekler bulmak mümkündür. Filmde John Milton yani Şeytan,
avukat Kevin Lomax’ın karşısına çıkarak ona kendi hukuk şirketinde
46
Russell, İblis, 119.
47
Şeytan’ın ayartıcılığı: Markos 4/ 15; Elçilerin İşleri 5/3; I. Korintliler 7/5; I. Timeteus
5/15; II. Timoteus 2/26; I. Petrus 5/8. Günaha kışkırtıcılığı: Matta 4/ 1-11; Markos
1/13; Luka 4/1-3. Yalancılığı: Yuhanna 8/44; Büyülüğe ve putperestliğe yol açışı:
Elçilerin İşleri 13/10. Fiziksel acı verişi: Luka 13/11-16; II. Korintliler 12/7; Ölüme
neden oluşu: İbranilere Mektup 2/14.
48
Russell, Şeytan, 314.
49
Russell, Lucifer, 137-138.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

çalışmasını teklif etmek için olgunlaşmasını hatta lüks hayatı tadarak


kibirlenmesini beklemektedir. Böylece Milton karizmasını güçlendir-
mekte ve “bak ben güçlüyüm, benim tarafıma geçersen tüm bunlara
kavuşacaksın” mesajını vermektedir. Nihayetinde filmin ilgili sahne-
lerinde Şeytan’ın ya da onun yolunu takip eden insanların, ele geçir-
mek istedikleri kişilerde deneyeceği ilk şeyin makam, para ve itibar
vaat etmek ve bunları tattırmak suretiyle onları avuçlarına almak
olduğuna atıfta bulunulmaktadır.50 Bunun yanı sıra Şeytan’ın insana
fiziksel zarar vermesi, hastalık ve ölümlere yol açması durumu da
filmlerde işlenmektedir. Örneğin bu inanç, Incarnate51 isimli filmde
bir çocuğun bedeninden seslenen Şeytan’ın ağzından dökülen şu ifa-
delerle yansıtılmaktadır: “Bazıları bana kül der. Diğerleri de veba.”
Benzer şekilde Amityville II: The Possession, The Conjuring: The Devil
Made Me Do It, The Devil Inside, The Exorcist, The Exorcist of Emily
Rose ve Lost Souls filmlerinde yine hastalık ve ölümler, Şeytan’ın za-
rar verme isteğinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Şeytan’ın insan üzerindeki etkisi söz konusu olduğunda
değinilmesi gereken bir başka konu, ruhunu Şeytan’a satma
meselesidir. Hıristiyan geleneği, Şeytan’ın İsa’ya inananları kendisiyle
bir anlaşma yapmaya zorladığı ve ruhlarını satın almaya çalıştığı
yönündeki hikâyelerin çokluğuyla dikkat çekmektedir. Bu anlatılar
çeşitli dönemlerde, dini vaazların yanı sıra edebiyat, tiyatro ve
sinema gibi sanat dallarında da gözde bir tema olmuştur. Söz konusu db | 17
hikâyelerden biri, uzun yıllar boyunca hemen her Avrupa dilinde
yüzlerce kez tekrarlanan ve modern edebiyattaki Faust karakterine
kaynaklık eden Theophilus efsanesidir. Hikâyeye göre Küçük As-
yalı bir rahip olan Theophilus, kendisine teklif edilen piskoposluk
görevini reddetmiştir. Fakat Theophilus, yeni piskoposun kendisini
görevinden ve saygınlığından mahrum bırakmaya çalışması kar-
şısında öfkeye kapılarak hem nüfuzunu yeniden kazanma hem de
piskopostan intikamını alma arayışı içerisine girmiştir. Bu doğrultu-
da Yahudi bir büyücüden yardım istemiştir. Büyücü ona Şeytan’ın
kendisine yardım edebileceğini söylemiştir. Nitekim Theophilus, bir
gece vakti büyücüyle birlikte ıssız bir yere gitmiş ve orada Şeytanla
görüşmüştür. Teophilus, Şeytan’a isteğini anlatarak kaybettiklerini
geri alma karşılığında kendisinin hizmetkarı olmayı kabul ettiğini
bildirmiştir. Bu bağlamda Lucifer’e sadakat yemini ederek Tanrı’ya
olan bağlılığından vazgeçmiştir. Dahası Theophilus resmi bir anlaş-
ma da imzalamış ve boyun eğme işareti olarak Şeytan’ı öpüp belgeyi
ona teslim etmiştir. Bu anlaşma sonrası Theophilus, isteklerine
50
“The Devil’s Advocate (1997) - Şeytanın Avukatı Film Analizi”, Filmanalizi (02 Eylül
2019).
51
Incarnate filmi, Türkiye’de 30 Aralık 2016 tarihinde vizyona girmiştir. Türkiye’deki iz-
leyicisiyle Şeytanın Oğlu adıyla buluşturulan film, az sayıda sinema salonunda gösteril-
miştir.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

kavuşmuştur. Sonunda Şeytan’ın ruhu isteme zamanı gelmiş, işkence


etmek ve cehenneme sürüklemek üzere yardımcılarını Theophilus’a
göndermiştir. Bu durumdan dehşete kapılan Theophilus, günahın-
dan pişmanlık duyarak Meryem Ana’nın merhametine sığınmıştır.
Meryem Ana’nın aracılığıyla Theophilus Tanrı tarafından affedilmiş
ve böylece Şeytan yenilgiye uğratılmıştır.52
Hıristiyan geleneğinde yer alan bu tür anlatılar, sinema filmleri-
ne de ilham kaynağı olmuştur. Şeytan’ı konu edinen filmlerde sık sık
ruhunu Şeytan’a satma temasının işlendiği görülmektedir. Angel He-
art, Faust: Eine Deutsche Volkssage, Faust: Love of the Dambed, La Bea-
ute Du Diable, The Devil and Daniel Webster, The Devil and Max Devlin,
The Devil’s Advocate, The Mephisto Waltz ve The Prophecy isimli filmler
ruhunu Şeytan’a satma konusunun işlendiği filmlerin örnekleri ara-
sında yer almaktadır. Filmlere de yansıyan yönüyle Şeytan’ın ruhları
üzerine insanlarla anlaşma yapması, Tanrı’yı taklit ettiği izlenimi
uyandırmaktadır. Aksi yönde rivayetler olmakla birlikte, çoğu
zaman kanla da imzalanan bu anlaşmadan geri dönüşün olmadığı
düşünülmektedir. Tüm çabalarına rağmen ruhları satın almayı
başaramaması durumunda Şeytanın, insanların bedenlerini zorla
ele geçirmeye çalışacağına inanılmaktadır. Üstelik ele geçirilmeye
çalışılan kişinin kötülüğe meyilli olması da gerekmemektedir.
18 | db Bu noktada bir hususa daha işaret etmekte yarar var. Filmlere
de konu olan bu hikâyeler, Hıristiyan geleneğine Şeytanla anlaşma-
nın büyük günahkarların, özellikle de sapkınların bir işareti olduğu
düşüncesini yerleştirmiştir. Bu yaklaşım cadı suçlamalarına ciddi kat-
kılar sağlayacak bir altyapı da hazırlamıştır. Nitekim cadı avlarının
revaçta olduğu dönemlerde sözde Şeytanla yapılan anlaşmaları gös-
terdiği iddia edilen belgeler, büyücülük ve cadılıkla suçlanan kişilere
karşı mahkemelere sunulmuştur.53
5. Şeytanla Başa Çıkma Yolları ve Şeytan Kovma
Şeytan’ın Tanrı’nın kurtuluş planını engellemek için en çok
başvurduğu araçlardan biri, insanın ele geçirilmesidir. Bu görevin
daha ziyade Şeytan’ın hizmetkarları konumundaki kötü ruhlar
(demonlar) tarafından yerine getirildiğine inanılmaktadır. Bunun-
la birlikte Yuhanna İncilinde, insanların bizzat Şeytan’ın kendisi
tarafından ele geçirildiği ifade edilmektedir.54 Şeytani güçler tara-
fından ele geçirilen insanlar, genellikle korkunç hastalıklar ve delilik
gibi durumlara maruz kalmaktadır. İnsanların bu tür durumlardan
kurtulabilmesi için bunlara yol açan şeytanların bedenlerinden çıka-
52
Moshe Lazar, “Theophilus: Servant of Two Masters”, Modern Language Notes 87/6
(1972), 31-50.
53
Russell, Lucifer, 109-111.
54
Yuhanna 6/70-71; 8/44; 13/22, 27.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

rılması şarttır.55 Şeytan ve onun sürü halinde dolaşan yardımcıları-


nın insanları ele geçirme faaliyetlerine karşı Hıristiyanlar, korunmak
için Tanrı’nın oğlu İsa’ya sığınmaktadır. İsa’ya iman etmek, Şeytan’a
karşı koymanın en iyi ve kesin yolu olarak kabul edilmektedir. Bu
nedenledir ki Hıristiyanlar, Şeytani güçleri bozguna uğratmak için
İsa’nın adını ve haç işaretini kullanmaktadır. Bununla birlikte İsa’nın
korumasına mazhar olmanın en temel hatta tek zorunlu yolu, vaftiz
olarak görülmektedir. Sonrasında da iyi bir yaşam sürmek suretiyle
Şeytan’ın bütünüyle mağlup edilebileceğine inanılmaktadır.56 Hatta
yeri geldiğinde ölüm döşeğindeki bir itirafın bile Şeytan’ı bozguna
uğratabileceği düşünülmektedir.57
Yeni Ahit’e göre Şeytan’ın insanların ruhlarını ve bedenlerini ele
geçirme gücüne karşın İsa Mesih’e ve onun öğrencilerine Şeytan’ı
kontrol altına alma ve kovma kuvveti verilmiştir.58 Yeni Ahit’te yer
alan Şeytan çıkarma olaylarına yönelik ifadeler, Hıristiyanlıkta Şey-
tan çıkarma (exorcism) geleneğinin oluşmasını sağlamıştır. Roma Ka-
tolik Kilisesi’nde Şeytan kovma, üçüncü yüzyıldan başlayarak 1972
yılına kadar vaftiz sakramentinin önemli bir parçasını oluşturmuştur.
Şeytan çıkarma uygulamasının vaftiz ile bir arada yürütülmesinin
temelinde, Hıristiyan cemaate katılacak kişinin o ana kadar etkisi al-
tında kaldığı Şeytan’dan arındırılmasının zorunlu olduğu varsayımı
yatmaktadır. Neticede Roma Katolik Kilisesi, ilk dönemlerden itiba-
ren resmi olarak Şeytan kovucular görevlendirmiştir. Bununla bir- db | 19
likte kısa süre içerisinde bu görev, papazlar tarafından üstlenilmeye
başlanmıştır. Bunun üzerine 1972 yılında Papa VI. Paul, resmi Şeytan
kovucuların görevine son verildiğini ilan etmiştir. Papa, buna karşın
ulusal piskoposluk konsillerinin, söz konusu unvana sahip fakat işle-
vi olmayan papazlıklar kurabileceklerini belirtmiştir.59
Vaftiz dışında hiçbir zaman toplu ayinlerin parçası olmayan Şey-
tan kovma, İsa’ya dolaylı bir yakarış içermektedir. Kaldı ki Şeytan
çıkarmakla görevli rahiplerin hatta azizlerin bile kendi güçleriyle
değil, ancak İsa’nın onlara bahşettiği kuvvetle kötü ruhları kovabil-
diklerine inanılmaktadır. Kötü ruhların ya da şeytani güçlerin savuş-
turulmasında Hıristiyanlığın işaretleri ve simgeler, kullanılmaktadır.
Haç ya da haç işareti, kutsanmış su, İsa’nın ismi, ayinler, İncil’den
pasajlar, kutsal yağ ve kilise çanları bunlar arasındadır.60

55
Mehmet Aydın, İlahi Dinlerde Şeytan İnancı ve Anlayışı (Konya: Palet Yayınları, 2018),
63.
56
Russell, İblis, 127, 135.
57
Russell, Lucifer, 99.
58
Luka 4/33-35; Matta 10/1.
59
Russell, Lucifer, 172.
60
Russell, Lucifer, 174; Francis Young, A History of Excorcism in Catholic Christianity
(Cambridge: Palgrave Macmillian, 2016), 28.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

Şeytan kovma ayinlerinin önemli bölümlerinden biri, Şeytan’ın


içerisine yerleştiği bedenden çıkması için azarlanmasıdır. Bu
bağlamda kullanılan yaygın kalıbın, “Haydi lanetli Şeytan, defol”
şeklinde olduğu söylenebilir. Bununla birlikte çok daha etkili
ifadelerin kullanıldığına dair örnekler de mevcuttur. Bu noktada
Galya’daki bir toplu ayinde zikredilen şu ifadelere bakılabilir:
Sana diyorum lanet ve en kirli ruh, kötülüğün nedeni, suçların
özü, günahların kökeni, hilekarlıktan, zinadan ve cinayetten zevk
alan sana! İsa adına uyarıyorum seni, hangi bedende gizleniyorsan
çık ortaya, işgal ettiğin ve manevi kamçılarla, görünmez eziyetlerle
seni çıkarmaya çalıştığımız bedenden kaç…Her nerede yattıysan pu-
suya defol, defol ve Tanrı’ya adanmış bedenlere bir daha asla bakma;
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına, bu bedenler sana sonsuza kadar
yasak olsun.61
Hıristiyan geleneğinde Şeytanla mücadelenin önemli yolların-
dan biri olarak karşımıza çıkan bu uygulamanın, sinema filmlerinde
de geniş bir yer tuttuğu görülmektedir. Örneğin L’ossessa isimli film-
de iki sahnede Şeytan çıkarma ayinine atıfta bulunulmaktadır. Bu
sahnelerin ilkinde boynunda haç ve elinde Kutsal Kitap olan rahip,
Şeytan’ın etkisi altındaki kızın (Daniela) kaldığı odaya girer. Kutsal
nesneler karşısında Şeytan deliye döner. Şeytan, kutsal nesnelere
20 | db karşı olan öfkesini kızın davranışları üzerinden gösterir. İkinci Şeytan
kovma sahnesinde, söz konusu kız, kovma ayinini gerçekleştiren ra-
hibe saldırır. Dahası Şeytan’ın telkinleri doğrultusunda rahibi baştan
çıkarmaya çalışır.
Şeytan kovma ile ilgili detaylı sahnelere yer veren bir başka film
The Devil Inside’dır. Belgesel türü bir yapım olan bu film, iki rahip
ile bir rahibenin ölümüyle sonuçlanmış bir Şeytan çıkarma ayinine
ait görüntülerle başlamaktadır. Filmin devamında, Şeytan tarafından
ele geçirilen kişilere ait çeşitli görüntülerin yanı sıra ele geçirme va-
kası olarak değerlendirilebilecek durumlar üzerinden Şeytan kovma
ile ilgili yoğun bir bilgi aktarımı bulunmaktadır.
Şeytan kovma, gerçek olaylardan esinlenilerek hazırlanan The
Rite isimli filmin de odak noktasında yer almaktadır. Söz konusu
filmde konu, Vatikan’daki “Şeytan Çıkarma Programı”na katılan Pe-
der Michael Kovak’ın başından geçenler üzerinden ele alınmaktadır.
Filmde hem hamile bir kadın hem de Michael Kovak’a deneyimlerini
aktaran Peder Lucas için yapılan ayinler esnasında, Şeytan gücünü
kaybetmemek ve yenilgiye uğramamak için başta şehvet olmak üzere
çeşitli araçlarla rahipleri ayartmaya ve dolayısıyla onların inancını

61
Russell, Lucifer, 175; J.M. Neale - G.H. Forbes, The Ancient Liturgies of the Gallican
Church (Londra, 1855), 160-161.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

almaya çalışmaktadır. Yine gerek The Rite filminde gerekse Şeytan


çıkarma temalı diğer filmlerde göze çarpan ve Şeytan kovma ritüelle-
rinin önemli bir parçasını oluşturan husus, bedeni ele geçiren karan-
lık gücün isminin öğrenilmeye çalışılmasıdır. Bu sahnelerde, kişiye
musallat olan Şeytan’ın adının öğrenilmesinin artık ona hükmedi-
lebileceği ve ele geçirdiği bedenden kovulabileceği yönündeki algı
yansıtılmaktadır.
Bunların yanı sıra Amityville II: The Possession, Constantine, De-
liver Us From Evil, Exorcist: The Beginning, Incarnate, Lost Souls, The
Devils, The Exorcist62 ve The Exorcism of Emily Rose isimli filmler de
yine Şeytan kovma ile ilgili filmler arasındadır. Şeytan kovma temalı
filmler bir bütün halinde incelendiğinde, Şeytan’ı çıkarma gücünün
genelde dine verildiği daha özelde ise Katolik Kilisesine verildiği
görülmektedir.63 End of Days’de inancını kaybetmiş biri olarak gös-
terilen Jericho’nun, filmin sonunda Şeytanla olan mücadelesini bir
Kilise’nin içerisinde kazanması, bu noktadaki en çarpıcı sahnelerden
biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Görüldüğü üzere Şeytanla bireysel
ve inançlı bir mücadele vurgusu ön plana çıkarılmaktadır. The Prop-
hecy filminde bu, kelimelere de dökülmüştür: “Karanlık ruhlar, inanç
karşısında kaybeder.”
Şeytanla mücadelede bireysel olarak inançlı olmanın, inancı
korumanın gücüne dikkat çekilmekle birlikte, söz konusu filmlerde db | 21
ayrıca Şeytan çıkarma ayinleri için mutlaka dışardan bir desteğe ihti-
yaç duyulduğu da işlenmektedir. Bu destek, Şeytan kovma yetkisine
sahip din görevlilerinden alınmaktadır. Zira Şeytan kovma görevi ve-
rilen kişi, Tanrının safındadır. Bir diğer ifadeyle Şeytan kovma bilgisi
ve gücüne sahip bir Katolik papaz, bir nevi Mesih gibi gösterilmek-
tedir.
Burada son olarak Şeytan çıkarma ayini dışında, Şeytanla başa
çıkmanın diğer yollarını keşfetmeyi konu edinen başka filmlere de
62
1973 yapımı The Exorcist filminin Türkiye’de gösterime giriş tarihi 9 Mart 1981’dir.
Ancak film, söz konusu tarihten önce, 1974 yılında Şeytan adı altında Türkçeye uyar-
lanmıştır. Yönetmenliğini Metin Erksan’ın yaptığı Şeytan’ın yanı sıra Türk sinemasında,
Hıristiyan kaynaklı korkulardan yola çıkılarak çekilen başka filmler de bulunmaktadır.
Drakula İstanbul’da (1953) ve Karanlık Sular (1993) bunların örnekleri olarak zikredi-
lebilir.
63
Deliver Us From Evil (Bizi Kötüden Koru) filmine ilişkin değerlendirmesinde Burç Ka-
rabulut, Hollywood’un bazı filmleri aracılığıyla inanç koruyucusu işlevi gördüğünü,
dolayısıyla Vatikan ve Katolik Kilisesi için bir kurtarıcı rolü üstlendiğini vurgulamakta-
dır. Bu bağlamda şunları yazmaktadır: “Hollywood’un Vatikan için bir kurtarıcı olarak
görev yaptığı söylenebilir. Propaganda makinesinin çarklarının çok güçlü bir biçimde
döndüğü Bizi Kötüden Koru, klasik bir anlatıyla dini korkularımızı gerçeğe dönüştü-
rüp bizi dine kazandırmaya çalışıyor… Daha önce de birçok kez Vatikan’dan esinlenen
Hollywood, doğal olarak kan kardeşi Vatikan’ı ipten almaya devam ediyor.” Bkz. Burç
Karabulut, “Deliver Us From Evil (2014): Baba, Oğul ve Kutsal Hollywood”, Cinerituel
(31 Ağustos 2014).

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

atıfta bulunulabilir. Angel Heart, Faust: Eine Deutsche Volkssage, Fa-


ust: Love of the Dambed, La Beaute Du Diable, The Devil and Daniel
Webster, The Devil and Max Devlin ve The Devil’s Advocate bunlar ara-
sında zikredilebilir. Bu noktada söz konusu filmlerde, Hıristiyanlığın
Şeytan’a yönelik eleştirilerinin işlendiğine de işaret etmek gerekmek-
tedir. Zira Şeytanla mücadele stratejilerinin çoğu zaman bu eleştiri-
ler üzerine inşa edildiği görülmektedir. Öte yandan aynı filmlerde
inanç sistemlerinin eleştirileri karşısında Şeytan’ın kendisini nasıl
savunduğuna dair sahnelere de rastlanmaktadır.
6. Şeytan’ın Yüceltilişi ve Satanizm
Şeytan ile ilgili filmler incelendiğinde bunların büyük
çoğunluğunun Şeytan’ın ürkütücülüğünü ön plana çıkardığı
görülmektedir. Bununla birlikte Şeytan’ı gülünç ya da önemsiz olarak
tanıtan filmlere de rastlanmaktadır. Dante’nin İlahi Komedya’sı gibi
bazı edebi metinlerde de görülen bu durum, modern filmlere de
aktarılmış ve Şeytan alay konusu haline getirilmiştir. İlahi Komed-
ya’dan ilham alan L’Inferno ile Faust hikâyesinin yeniden aktarımı
olarak değerlendirilen Bedazzled bu tür filmlerin başta gelen ör-
neklerini oluşturmaktadır. Benzer şekilde The Prophecy filminde de
Şeytan’ın sempatik bir tasvirine yer verildiği söylenebilir. Zira söz
konusu filmde baş melek Cebrail, Tanrı’nın gücünü yerle bir etmeye
22 | db çalışırken Şeytan onu durdurmak istemektedir. Bu durum izleyicinin
Şeytan’a sempati duymasına yol açabilmektedir. Tam bu noktada film-
lerin insanların düşüncelerini, inançlarını ve bakış açılarını değiştir-
meyi; yeni bilgilerin doğru telakki edilmesinin yanı sıra yayılmasını
da sağlayan bilinçaltı mesajlar taşıyabildiğini hatırlatmakta yarar
var. Ses, görsel ya da eylemin uyarısı ile üretilen bilinçaltı bilgi, söz
konusu uyarana maruz kalan kişileri, istenilen doğrultuda düşünme-
ye ve davranmaya uygun hale getirebilmektedir.64 Buradan hareketle
The Prophecy, Rosemary’s Baby gibi örneklerinde görülebileceği üzere
bazı filmlerin, bilinçaltına hitap ederek insanların Şeytan olumsuz
tasavvurlarının değiştirilmesine hizmet ettiği söylenebilir.
Bunun ötesinde bazı filmlerde Şeytan tapınılması gereken
olumlu ve olağanüstü bir güç olarak resmedilmektedir. Bu bakım-
dan söz konusu filmlerin, Satanizm ile ilgili unsurlardan referans
aldığı düşünülebilir. Bilindiği üzere Satanizm tabiri, 19. yüzyıldan
itibaren ortaya çıkan, Şeytanı yüceltip ona tapan ve onun için ritü-
eller düzenleyen, özelde Hıristiyanlığa genelde ise tüm geleneksel
dini inanç ve uygulamalara karşı tepki olarak kurulan akımları ifa-
de etmek için kullanılmaktadır.65 Kökenlerine dair çeşitli tartışmalar

64
Yağmur Küçükbezirci, “Bilinçaltı Mesaj Gönderme Teknikleri ve Bilinçaltı Mesajların
Topluma Etkileri”, Turkish Studies 8/9 (2013), 1884.
65
Yasin İpek, Satanizm ve Türkiye’de Satanistler (Kayseri: Kimlik Yayınları, 2021), 44-45.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

olmakla birlikte 1966 yılının Satanizm için bir dönüm noktası olduğu
söylenebilir. Zira bu tarihte Anton Szandor Lavey’in The Church of
Satan (Şeytan Kilisesi) isimli grubu kurmasıyla birlikte Satanizm res-
mi bir yapı halini almıştır.66
Her inanç sisteminde olduğu gibi satanizmde de bazı kavramlara
özel anlamlar yüklenmiş ya da geleneksel anlayışın dışında yeni yo-
rumlar getirilmiştir. Bu kavramların başında Şeytan yer almaktadır.
LaVey’in öncülüğündeki Modern Satanizm, geleneksel Hıristiyanlığın
Şeytan’ın insanları yoldan çıkardığı, tüm kötülüklerin ve ahlaksızlı-
ğın kaynağında yer aldığı ve onun peşinden gidenlerin cehennem-
de sonsuz azaba çarptırılacağı yönündeki söylemlerini uydurulmuş
hikâyeler olarak nitelendirmektedir. Nitekim satanist gruplardan biri
olan ve Şeytan’ı düşmüş bir melek değil, bilimin veya dinin açıklama
kapasitesinin sınırlarını aşan doğadaki gizli bir güç olarak tanımla-
yan modern Sethçiler’e,67 göre, İblis’in kötü olduğu düşüncesi çağlar
boyunca Şeytan aleyhinde konuşanlar tarafından uydurulmuş bir ya-
landır.68
Satanizmle ilişkilendirilen bazı olayların meydana gelmesi, söz
konusu akımın isminin duyulmasına ve gündemde kalmasına neden
olmuştur. Örneğin 1969 yılında Hell’s Angle (Cehennemin Melekle-
ri) isimli bir grup, ünlü rock topluluğu Rolling Stone’un konserinde
Symphaty for the Devil (Şeytana Sempati) isimli şarkıyı dinlerken db | 23
kendilerinden geçmiş ve orada bulunan 18 yaşındaki bir genci öl-
dürmüştür.69 Aynı yılın Ağustos ayında, Charles Manson70 tarafından
kurulan ve satanist bir yapılanma olduğu iddia edilen Manson Family
(Manson Ailesi) isimli grup üyeleri, iki ayrı gecede Rosemary’s Baby
filminin yönetmeni Roman Polanski’nin eşi ve aynı zamanda hamile
olan oyuncu Sharon Tate’in de aralarında yer aldığı 7 kişiyi öldür-
müştür.71 Yaşanan bu ve benzeri olaylar, çeşitli çevrelerin ilgisini Sa-
tanizm üzerine çekmiştir. Bu noktada şunu da ifade etmek gerekir ki
söz konusu türden olaylar, bazı kişi ve grupların benimsediği sataniz-
me ve takipçilerine karşı toplumda büyük bir tedirginlik ve nefretin
66
İpek, Satanizm ve Türkiye’de Satanistler, 79; Ahmet Güç, Satanizm (Ankara: Diyanet
İşleri Başkanlığı Yayınları, 2002), 138-142.
67
Seth Tapınağı, Anton Szander LaVey’in kurduğu Şeytan Kilisesi’nden 1975 yılında ayrı-
lan bir grup tarafından oluşturulmuştur.
68
Jeffrey Burton Russell, Mephistopheles: Modern Dünyada Şeytan, çev. Elif Çelik (Ankara:
Panama Yayıncılık, 2019), 397.
69
Danny Bias, Freedom Form the World of Satanism & Power of Satan (Morrisville: Lulu
Enterprices, 2006), 4.
70
Charles Manson kendisinin çift karakterli olduğunu ve sahip olduğu bu kişiliklerden
birinin İsa’ya diğerini ise Şeytan’a ait olduğunu iddia etmiştir. Bkz. Russell, Mephistop-
heles, 386-387.
71
Andrew J. Atchison - Kathleen M. Heide, “Charles Manson and the Family: The Appli-
cation of Sociological Theories to Multiple Murder”, International Journal of Offender
Therapy and Comparative Criminology 55/5 (2011), 777-778.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

oluşmasına yol açmıştır.72


Satanizme karşı oluşan bu canlı ilgi, sinema sektörü tarafından da
beslenmiştir. Bu noktada değinilmesi gereken ilk film hiç şüphesiz ki
Rosemary’s Baby’dir. Zira Rosemary’s Baby, Satanizmi konu edinmesinin
yanı sıra doğrudan Anton S. LaVey’in danışmanlığında çekilmiş olması
yönüyle benzerlerinden ayrılmakta ve önemli bir konuma yerleşmek-
tedir. Bu filmde Rosemary’nin Satanist komşularından etkilenişi, bir
gece Şeytan’ın tecavüzüne uğrayışı ve hamile kalışı, Şeytan’ın oğlunu
dünyaya getirişi gibi konular izleyiciye aktarılmaktadır. Söz konusu
film Hıristiyan inançlarına yönelik eleştirel bir tutum da sergilemek-
tedir. Örneğin Rosemary’nin Şeytan’ın bebeğini doğurması, aslında Hı-
ristiyanlıkta Meryem’in sıra dışı hamileliği ve İsa’yı dünyaya getirmesi
inancına yönelik bir ima barındırmaktadır. Bu yönüyle film, Şeytan’ın
bir anlamda tanrısal statü isteğine atıfta bulunmaktadır. Bu bakımdan
film, son sahnelerinde yer verilen Şeytan’a yöneltilen övgü dolu ifadeler
açısından da oldukça dikkat çekicidir. Rosemary’nin bebeğinin başında
toplanan Satanistler tarafından şu sözler sarf edilmektedir:
Babasının gözlerini almış, onun babası Şeytan. Cehennemden
geldi ve ölümlü kadından çocuğunu yaptı. Şeytanı selamla!.. O inanç-
lıların tapınaklarını yıkmaya geldi. Onlara bedelini ödetecek ve Efen-
dimizin adına tapınaklar kuracak ve işkence edecek. Edrin’i selamla!
24 | db Tanrı öldü, Şeytan yaşıyor. Tek bir Cehennem var. Tek bir hü-
kümdar var. O da Şeytan.
Satanizme yönelik göndermeler barındıran bir başka film The
Ninth Gate’dir. Bu filmde bir Satanist olarak resmedilen Boris Balkan
karakteri, “Karanlıklar Prensinin büyü yoluyla vücut bulabileceğine”
işaret eden bir kitabın peşindedir. Filmin bir sahnesinde, siyah kuku-
letalı kıyafetler giyen ve boyunlarında pentagram bulunan kişilerin
Şeytan’a çağrı için bir araya geldiği bir ayinde bu kitaptan pasajlar
okunmaktadır. Söz konusu kitap etrafında kurgulanan senaryonun
sonlarına doğru Boris Balkan, Şeytan’ın gücünü elde etmek için bi-
reysel bir ayin gerçekleştirmekte ancak bu girişimi neticesinde yana-
rak ölmektedir. Söz konusu sahnenin, Şeytanla iş birliği yapanların
sonlarının Şeytan’ın eliyle olacağına yönelik bir mesaj barındırdığı
söylenebilir.
End of Days de Şeytan’ı çağıran satanistler temasını işleyen on-
larca filmden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İsmi geçen filmin ilk
dakikalarında boynunda baphomet kolyesi olan, şeytani bir tarikat
liderinin yılanı dilimleyip kanını Christine isimli yeni doğmuş bebe-
ğin ağzına akıttığı bir tür ritüel gösterilmektedir. Söz konusu sahne,
her ne kadar Satanizmle ilişkilendirilebilse de bu ritüelin temellerini
72
İpek, Satanizm ve Türkiye’de Satanistler, 80.

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

doğrudan Church of Satan ve benzeri Satanist yapılanmalardan aldı-


ğı söylenemez.
Satanistlerden bahseden bir başka film, The Conjuring: The Devil
Made Me Do It’dir. Bu filmde satanistlerden bahsedilirken “tek amaç-
ları kaostur”, “onların özü umutsuzluktur”, “Şeytan’a ve yardımcı-
larına kan kurban ederek tapıyorlar”, müstehcen ritüelleri var” ve
“dine küfrediyorlar” şeklindeki ifadeler kullanılmaktadır. Buradan
hareketle bazı filmlerin, Şeytan’ı yücelterek ona tapınanları eleştir-
meyi hedeflediği söylenebilir.
Sonuç
Hıristiyan geleneğinde kötülük meselesi ile ilgili ortaya konulan
tartışmalar incelendiğinde, Tanrı’nın mutlak gücünü korumak adına
iyiliğinin feda edildiği görülebilmektedir. Bununla birlikte kötülük-
le özdeşleştirilen Şeytan, zamanla Tanrı karşısında belli bir özerklik
kazanmayı da başarmıştır. Şeytan’ın elde ettiği bu müstakil ve güçlü
kişilik paradigması, Hıristiyanlığın kodlarını kullanan Batı sinema-
sına da yansımıştır. Neticede Tanrı ile Şeytan arasındaki mücadele-
yi konu edinen yüzlerce film çekilmiştir. Bu filmlerin bir kısmı dini
imgeleri Hıristiyanlığı eleştirmek ya da alay konusu haline getirmek
için kullanmıştır. Buna karşın filmlerin önemli bir kısmı ise dine ait
unsurlara Hıristiyan inancını güçlendirmek ya da onun propaganda-
db | 25
sını yapmak amacıyla yer vermiştir. Hıristiyan öğelerin oldukça geniş
yer tuttuğu bu filmler, bir anlamda Hıristiyanlığı anlatıcı ve yayıcı bir
işlev üstlenmiştir.
Şeytan karakterinin öteden beri film yapımcılarının ilgisini çekti-
ği görülmektedir. Şeytan’ın kim olduğu ve neyi temsil ettiği konusun-
da sinema alanında ciddi bir çeşitlilik göze çarpmaktadır. Bu çeşitlilik
içerisinde Şeytan, çoğu zaman insanların aklını çelmeye ve onları
doğru yoldan uzaklaştırmaya çalışan, bu nedenle de sürekli savaşıl-
ması gereken baş düşman rolüyle korkuları besleyen bir karakter ola-
rak öne çıkmaktadır. Bilindiği üzere Hıristiyanlıktaki Şeytan düşün-
cesi, bireysel olarak insanların algılarının yanı sıra Batı toplumlarının
yaşayışını da şekillendirmiştir. Zira uzun yıllar boyunca, Batı toplum-
larında Şeytan ile ilgili köklü bir korku kültürü meydana gelmiştir.
Bu durum doğal olarak sinemaya da yansımış, Şeytan’ın her daim
insanın peşinde olduğu düşüncesi, korku filmlerinin temel malzeme-
sini oluşturmuştur. Buradan hareketle söz konusu filmlerde Şeytan’ın
genellikle ürkütücü yönüyle yansıtıldığı söylenebilir. Ancak burada
şunu da ifade etmek gerekir ki söz konusu filmler incelendiğinde,
Şeytan’ın mutlak bir korkutuculuğa sahip olmadığı da fark edilmek-
tedir. Zira bazı filmlerde mücadelenin kazananı olarak sunulsa da
çoğu zaman mağlup edildiği hatta kolaylıkla yenilgiye uğratıldığı gö-
rülebilmektedir. Kaldı ki Hıristiyan anlayışa göre temel mesele, hangi

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

isimle çağrılırsa çağrılsın Şeytan’ın planlarını bozmaktır.


Hıristiyan geleneğinin farklı dönemlerinde Şeytan ya karanlık-
larla çevrili çıplak bir adam ya hayvani özelliklere sahip bir canavar
ya da üç dişli yaba taşıyan bir yaratık gibi çeşitli formlarla vücut bul-
muştur. Her ne kadar modern dönemde daha ziyade fiziksel formu
olmayan soyut bir varlığa dönüşmüş olsa da somut tasvirleri gele-
nekteki yerini korumaya devam etmektedir. Üstelik bu somut tasvir-
ler filmler için elverişli bir malzeme sağlamış ve Şeytan’a dair görsel
temsiller sinema aracılığıyla popüler kültüre dahil edilmiştir. Aslında
Şeytan’ın popüler kültürün bir öğesi haline gelmesi, ilk dönemlerde
ona yüklenen korkunç niteliklerin zamanla zayıflamasına zemin ha-
zırlamıştır.
Şeytan konulu filmler tarafından sık sık işlenen temalardan
biri hiç şüphesiz ki şer güçlerin insanların bedenlerini ele geçirerek
onları çirkin eylemler yapmaya zorladığıdır. Bu filmler, bir anlam-
da yapılan kötülüklerin, insanlara dışarıdan dayatıldığı düşüncesini
zihinlere kazımaktadır. Bir diğer ifadeyle kötülükleri bütünüyle Şey-
tan’a mal eden bir anlayışın yaygınlaşmasına kapı aralamaktadır. Bu
tür bir bakış açısının birtakım mahzurlarının bulunduğu söylenebilir.
Zira böyle bir düşünce, ahlaki bozulma ve yozlaşmada bireylerin ya
da dünyada yaşanan acılarda adaletsiz toplumların, yasaların veya
26 | db hükümetlerin sorumluluğunun sorgulanmasını engelleyebilir.

KAYNAKÇA
Atchison, Andrew J. - Heide, Kathleen M. “Charles Manson and the Family: The Application of
Sociological Theories to Multiple Murder”. International Journal of Offender Therapy
and Comparative Criminology 55/5 (2011), 771-798.
Aydın, Mehmet. İlahi Dinlerde Şeytan İnancı ve Anlayışı. Konya: Palet Yayınları, 2018.
Bıyık, Mustafa. “Hıristiyan Teolojisinde Deccal ve Yecüc-Mecüc Kavramları Üzerine Bir Değerlen-
dirme”. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 6/11 (2007), 53-79.
Bias, Danny. Freedom Form the World of Satanism & Power of Satan. Morrisville: Lulu Enterp-
rices, 2006.
Dante. İlahi Komedya/Cehennem. çev. Feridun Timur. İstanbul: Altın Kitaplar, 2020.
Goethe. Faust. çev. Genç Osman Yavaş. İstanbul: Karbon Kitaplar, 2020.
Güç, Ahmet. Satanizm. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2002.
Gürkan, Salime Leyla. “Şeytan”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. Erişim 19 Şubat
2022. [Link]
Hoffman, E.T.A. Şeytanın İksirleri. çev. Zehra Kurttekin. İstanbul: Can Yayınları, 2014.
Işık, Harun. “Kitâb-ı Mukaddes ve Kur’ân’a göre Şeytan”. Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Dergisi 13 (2018), 35-74.
İpek, Yasin. Satanizm ve Türkiye’de Satanistler. Kayseri: Kimlik Yayınları, 2021.
Karabulut, Burç. “Deliver Us From Evil (2014): Baba, Oğul ve Kutsal Hollywood”. Cinerituel.
31 Ağustos 2014. Erişim 25 Ocak 2023. [Link]
vil-baba-ogul-ve-kutsal-hollywood/
Küçükbezirci, Yağmur. “Bilinçaltı Mesaj Gönderme Teknikleri ve Bilinçaltı Mesajların Topluma
Etkileri”. Turkish Studies 8/9 (2013), 1879-1894.
Lazar, Moshe. “Theophilus: Servant of Two Masters”. Modern Language Notes 87/6 (1972),
31-50.
Lewis, Matthew Gregory. Şeytanın Gizli Yüzü “The Monk”. çev. Kayra Kaan Fazlı. İstanbul: Parola

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


HIRİSTİYAN ŞEYTAN ALGISININ FİLMLERDEKİ YANSIMASI: AMERİKA VE AVRUPA SİNEMASI ÖRNEĞİ

Yayınları, 2017.
Link, Luther. Şeytan: Yüzü Olmayan Maske. çev. Emek Ergün. İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 2003.
Maarri, Ebu’l-Alâ el-. Gufran Risalesi. çev. Nevzat H. Yanık - Selami Bakırcı. Ankara: TDK Yayın-
ları, 2017.
McGinn, Bernard. “Antichrist”. Encyclopedia of Religion. ed. Lindsay Jones. 1/394-395. Detroit:
Thomson Gale, 2005.
Messadine, Gerald. Şeytanın Genel Tarihi. çev. Işık Ergüden. İstanbul: Pegasus Yayınları, 2016.
Mete, Belgin. Korku Filmlerinde Kullanılan Hıristiyanlıkla İlgili Dini Öğeler. Adana: Çukurova
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2019.
Milton, John. Kayıp Cennet. çev. Enver Günsel. İstanbul: Pegasus Yayıncılık, 2012.
Neale, J.M. - Forbes, G.H. The Ancient Liturgies of the Gallican Church. Londra, 1855.
Özay, Zeynep. “Angel Heart Filminin Mitolojik ve İkonografik Göndermeler Üzerinden İncelen-
mesi”. Sineblog. 19 Mayıs 2019. Erişim 26 Ocak 2023. [Link]
art-filminin-mitolojik-ve-ikonografik-gondermeler-uzerinden-incelenmesi/
Russell, Jeffrey Burton. İblis: Erken Hıristiyan Geleneği. çev. Ahmet Fethi. Ankara: Panama Ya-
yıncılık, 2018.
Russell, Jeffrey Burton. Lucifer: Ortaçağ’da Şeytan. çev. Ahmet Fethi. Ankara: Panama Yayıncılık,
2018.
Russell, Jeffrey Burton. Mephistopheles: Modern Dünyada Şeytan. çev. Elif Çelik. Ankara: Pana-
ma Yayıncılık, 2019.
Russell, Jeffrey Burton. Şeytan: Antikiteden İlkel Hıristiyanlığa Kötülük Algıları. çev. Elif Çelik.
Ankara: Panama Yayıncılık, 2017.
Sharma, Arvind. “Satan”. Encyclopedia of Religion. ed. Lindsay Jones. 12/8123-8126. Detroit:
Thomson Gale, 2005.
Wyman, Kelly J. “Satan in Movies”. The Continuum Companion to Religion. ed. William L. Bli-
zek. 300-310. New York: Continiuum, 2009.
Yıldırım, Ali - Şimşek, Hasan. Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri. Ankara: Seçkin Ya-
yıncılık, 2021.
Young, Francis. A History of Excorcism in Catholic Christianity. Cambridge: Palgrave Macmillian,
2016.
Kutsal Kitap. İstanbul: Kitabı Mukaddes Şirketi, 3. Basım, 2003. db | 27
Filmanalizi. “The Devil’s Advocate (1997) - Şeytanın Avukatı Film Analizi”. 02 Eylül 2019. Eri-
şim 27 Ocak 2023. [Link]
vukati-film-analizi/#Kevin_Secimini_Yapiyor
sig=AQAAAJ75WacC5oiej3XOzN0G9ygJXrwtfaVliW62SJyHquaEzXD8uHZ1CG1r1WnILN7Q-
pU2DcU5sf9Kt80pOO558qsjC5GKhbDtvq_CHC18czSdt-s7_79BzrruQctTn4YcwukFrN-
cj1G9h7pABFdW-edlnRdfIynclAeTFgDTozb5MW
Yıldırım, Ali – Şimşek, Hasan. Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri. Ankara: Seçkin
Yayınları, 2005.
Zagalo, Nelson vd. (ed.). Virtual Worlds and Metaverse Platforms: New Communication and
Identity Paradigms. Texas: IGI Global, 2011.
[Link] (Erişim 14 Mart 2023).
[Link] (Erişim 14 Mart 2023).
[Link] (Erişim 14 Mart 2023).
[Link] (Erişim 15 Mart 2023).
[Link] (Erişim 14 Mart 2023).
[Link] (Erişim 14 Mart 2023).

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1


EMINE BATTAL

28 | db

DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 23 SAYI 1

You might also like